GASTROEKNOMİNİN KALBİ İSTANBUL'DA ATTI

GASTROEKNOMİNİN KALBİ İSTANBUL'DA ATTI


TURYİD tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Global GastroEkonomi Zirvesi, 13’ü uluslararası olmak üzere 54 konuşmacı, 9 panel ve 21 özel sunum, 2500’den fazla katılımcı; geleneksel lezzetlerini dünya mutfağının birer parçası haline getirmeyi başaran örnekler, ilham veren hikayelerle sona erdi.
Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD)’in bu yıl ikinci kez düzenlediği Global GastroEkonomi Zirvesi, T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Tuna Turagay, T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, TİM Başkanı İsmail Gülle ve TURYİD Başkanı Kaya Demirer’in açılış konuşmaları ile başladı.
"POTANSİYELİMİZİ İYİ DEĞERLENDİRMELİYİZ"
Köklerimiz ve geleneklerimizin yarınımız olduğunun altını çizen T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Tuna Turagay:” Gastronomimizi köklerimiz ve geleneklerimizin üzerine inşa edeceğiz. Geleceğe bakınca her şey ortada. 2000’li yılların başına kadar mal ihracatı yaparken, bugün Türkiye’nin lezzetlerini nasıl ihraç edeceğimizi konuşuyoruz. Coğrafyamıza bakınca birçok medeniyetin beşiği olan bir ülkede yaşıyoruz. Potansiyelimizi çok iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Turist başı gelir 647 dolar. Bunu 1100, 1200 dolarlara çıkarmamız işten bile değil. Biz bakanlık olarak desteğimizi esirgemeden el ele çalışarak daha büyük başarılara yelken açmak istiyoruz. ABD’de 50 bin İtalyan restoranı var. Konuştuklarım fast food değil, bildiğiniz İtalyan lezzetlerini sattıklarını söylüyor. Bunun yarattığı toplam değer 2,5 milyar dolar. Bu rakamlar Türkiye ekonomisi için büyük rakamlar. GSMH’den sadece %2 pay alıyoruz. Bunları artırmamız lazım. Türkiye’nin Gastronominin merkezi haline getirmeliyiz. Bunu için de her şeyden önce toplumsal bilinci yerleştirmemiz lazım.”

"GASTROEKONOMİDE ZİRVEYE OYNAYABİLİRİZ"
T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan ise gastronominin ekonomiye sağladığı yararların büyük olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: “Zirve vesilesi ile Gastro Ekonomiyi tüm boyutları ile analiz edeceğiz. Ekonomi alanındaki yol gösterici, ufuk açıcı fikirler Zirve’de dile getirilecek. Biz de üzerimize düşen paydan istifade ederek fikirleri düşünceleri bundan sonraki çalışmalarımızda gündemimize alacağız. Eşsiz güzelliklerle dolu mutfağımız benzersiz bir zenginliğe sahip, bu zenginliğimizi tarihin sıfır noktasından günümüze 12 bin yıllık tarihe ev sahipliği yapmış Anadolu’nun çeşitliliğine borçluyuz. Yine coğrafyamızın genişliği, iklimin çeşitliliği ile dünyada eşi olmayan bir mutfak kültürü oluşturmamıza yardımcı oluyor. Tüm bunları topladığımız zaman gastroekonomide zirveye oynayabiliriz. Ancak şu an bulunduğumuz konumu kabul etmemiz mümkün değil. Bu alanda yeterince tanıtım olmaması ve markalaşma eksikliği en önemli nedenlerimiz. Sosyal medya üzerinden gidersek; dünyanın en iyi 50 yemeği arasında Türk yemeklerini göremiyoruz. En önemli 50 içeceği arasında Türk içeceklerini göremiyoruz. Çok önemli gastronomi festivallerini göremiyoruz. Bu durum tanıtımda güçlü bir atağa kalkmamız gerektiğinin işaretlerini vermektedir. Tüm bu ihtiyaçlardan yola çıkarak Bakanlık olarak, turizmin diğer alanlardaki tanıtım ve yatırım eksikliğini dikkate alarak; Turizmi Geliştirme Fonu’nda çalışmalarımızda son aşamaya geldik. Kısa zamanda TBMM’ye gelecek ve yasalaşacak fon, atılması gereken adımlar için kullanılacak. Bu fonla turizmin çeşitlenmesi, gastronominin iyileşmesi, ürünlerimizin tanıtımını sürdürülebilir hale gelmesi için güçlü bir fona sahip olacağız; en önemlisi bu fon itici gücümüz olacak” yorumunda bulundu.

"BU SEKTÖRÜ DAHA DA BÜYÜTMEK İSTİYORUZ"
Açılışta konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle de, teknolojinin gelişmesinin, cep telefonu ile birlikte inanılmaz bir bilgi yayılımına sebep olduğuna işaret etti. Gülle, “En büyük zevkimiz sadece karın doyurmak değil, bunu ötesinde aldığımız lezzetleri paylaşmak. Bu sektörü daha da büyütmek istiyoruz. Gastronomi özellikle eğitim hayatında meslek halinde getirilmesi, müfredatın gelişmesi ve gençlerimizin bu konuya yoğunlaşması, meslek seçiminde önceliklerden biri olduğunu gösteriyor. Aslında köklerimizden, kültürümüzden, tarlamızdan gelen bu kadar çok lezzeti bir araya getirip dünyaya sunmak bizim için en önemli projelerden biri. Türkiye Tanıtım Grubu’nda ülkemizi tanıtan lezzetlerin tanıtmanın projesini oluşturuyoruz. Bu işe adım atmış, yurt dışında ciddi bir şubeleşmeye giden yemek sektörümüzü daha cesaretle destekleyerek onları farklı bir yere taşımamız gerekiyor” diye konuştu.

ÖĞLEDEN SONRA OTURUMLARI
Zirvenin öğleden sonraki bölümü, UFS Dünya Pazarlama Başkan Yardımcısı Şükrü Dinçer’in ‘Fair Kitchens Adil Mutfak Hareketi’ başlıklı konuşmasıyla başladı. Dünyada 75 ülkede, yaklaşık 2,5 milyon restorana profesyonel gıda anlamında destek olduklarını belirten Dinçer, şöyle devam etti:
“Amacımız; anlamlı ve amaca hizmet eden gıda ve içecek işini otaya çıkarmak. Adil Mutfak Hareketi’ni başlattık. Sektöre pozitif bir katkıyı ortaya çıkarmak için paydaşları, çalışanları bu harekete dahil ettik. Bir amaca hizmet eden markaların daha da hızlı büyüdüğüne inanıyoruz.Sektörümüzün daha cazip ve çalışılmak istenen bir yer olması, daha kaliteli insanları davet edebilmemiz açısından kaliteli insanların bu mesleği seçmesi gerekiyor.”

Sunucu Cem Seymen’in moderasyonunu üstlendiği ‘Türk Mutfağı ve Değerlerine Sahip Çıkmak, Bir Şirketin Nasıl Amacı Haline Geldi?’ oturumunda Gastronometro Direktörü Maximillian Thomae ve Metro Türkiye Gıda Kategori Grup Müdürü Esra Özerkan yer aldı.

Amaçlarının Türk mutfağının değerlerine sahip çıkmak olduğunu belirten Thomae, “Şirketimizin amacı Türk şeflerin gelişimine destek olmak. Türkiye genç bir ülke ve gelecek için çok önemli bir unsur bu… Bu bakımdan Türk mutfağını çok iyi bir gelecek bekliyor” dedi.

Gazeteci Şirin Payzın’ın moderatörlüğünde ‘Turizm, Tarım ve İhracatı Buluşturan Bağ: Şarap’ konulu panelde Kavaklıdere Yönetim Kurulu Başkanı Ali Başman, Doluca Yönetim Kurulu Üyesi Sibel Kutman, MEY Genel Müdürü Levent Kömür konuşmacı olarak yer aldı.